KURUMSAL Kurucumuz Eğitim Felsefesi Yönetim Kadrosu BUEK İş Ortaklığı EĞİTİM ÖĞRETİM Okul Öncesi İlkokul Ortaokul Lise OKULLARIMIZ YENİ KAMPÜSLER UĞURLU OLMAK Sorularla Uğur Okulları U Mag Newsletter Uğur Sınava Hazırlık Merkezi Eğitime Teknolojik Destek Uğur International U-Tigers Club U Store Duyurular ve Haberler Basın Odası Blog İnsan Kaynakları Bize Ulaşın Tanıtım Filmi

Kırk Küp Kırkının Da Kulpu Kırık Küp ya da Minecraft!

19.11.2020 - Uğur Okulları

Minecraft”. Bu ismi YouTube’da en çok izlenen videoların başlıklarında, kitapçıda gezerken çok satan kitaplar rafında veya sohbet eden gençler arasında duyuyoruz. Kübik bir evrende herhangi bir kuralı, sınırı veya görevleri olmayan bu oyunu haydi gelin biraz inceleyelim.

Minecraft çok basit bir tanımla ‘hayatta kalma’ oyunu. Bizim dünyamızın yüzölçümünden yedi bin kat kadar daha büyük olan Minecraft dünyasının belirsiz bir yerinde oyuna başlıyorsunuz, hayatta kalabilmek için çevrenizdeki ögeleri kullanıyorsunuz. Mesela ağaç kesip ve taş bulup kendinize taştan bir balta ve kazma yapıyorsunuz. Sonra kazma ile kömür madenlerini kazıp meşale yapıyorsunuz. Güneş battığında ve karanlık çöktüğünde o meşale sizin önünüzü görmenizi sağlıyor. Yaptığınız balta ile ağaç kesip bir sandal yapıp denize doğru yol alıyorsunuz ve uzaklardaki çöl biyomunu veya yağmur ormanları biyomunu keşfediyorsunuz. Gece olduğunda ise işler biraz zorlaşabiliyor. Fakat eğer çevrenizi saran canavarlardan korunmak istiyorsanız topladığınız bloklardan kendinize bir ev inşa ediyorsunuz. Yani bu oyunla bir yandan eğlenirken bir yandan da fikirler üreterek yaratıcılığınızı geliştirebiliyorsunuz. Diğer oyunlara pek benzemeyen Minecraft bir nevi ‘bloklar evreni’. Oyunun tamamı küplerden oluşmakta. Mesela oyunda bir inek görürseniz vücudunun küplerin birleşiminden olduğunu gözlemleyebilirsiniz. Ya da gökyüzüne baktığınızda bulutların kübik bir şekli olduğunu fark edersiniz. Böyle bir oyunun bir anda satış rekorları kırması oyun tarihinde pek alışılmadık bir manzara yaratmıştı. Çünkü o dönemde bir oyunun ilgi çekmesi için grafiklerin geliştirilmesi, hikaye örgüsünün farklı olması ve oyundaki seviyelerin artırılması gibi şeyler gerekirdi. Fakat Minecraft oyun tarihindeki sıradanlaşmış kuralları yerle bir ederek tüm dünyada büyük bir kitleye ulaştı. Basit bir örnek vermek gerekirse diğer oyunlar yüklenebilmek için bilgisayarlarda büyük alanlara ihtiyaç duyarken Minecraft o oyunların sadece onda biri kadar yer kaplayarak pek çok bilgisayara yüklenebiliyor ve bilgisayarı zorlamadan oynanabiliyor. Böyle basit yapılı bir oyunun bu denli yükselişe geçip 7’den 70’e büyük bir oyuncu kitlesi edinmesi oyun tarihinde büyük bir başarı olarak görülüyor.

‘NOTCH’ İSİMLİ BİR İSVEÇLİ

Oyunun yaratıcısı ve Mojang oyun şirketinin kurucusu Markus Notch Persson, Minecraft’taki kullanıcı adıyla ‘Notch’, sekiz yaşından beri oyun programlıyordu. Mojang şirketini kurmadan önce farklı oyun şirketlerinde çalışan Notch, 2009’da Minecraft’ın ilk versiyonunu çıkardı. Notch, Minecraft’ın ilk sürümüne “Cave Game” ismini vermişti. Daha sonraki güncellemelerde bu ismi Minecraft ile değiştirdi. Oyun ilk yayınlandığında internet ortamında oyun hakkındaki konuşmalar ve paylaşımlar gittikçe artmaya devam etti. İnsanlar oyunda yaptıkları işleri paylaştıkça oyuna olan ilgi de artmaya başlamıştı. Notch’un oyunu herhangi bir reklama gerek kalmadan kendi kendine yayılmaya başladı. Oyuna sürekli güncellemeler ekleyerek oyunu geliştirmeye devam eden Notch, Mojang’ı öylesine büyütmüştü ki, şirketini 2014 yılında Microsoft’a2,5 milyar dolara sattı.

Peki Minecraft’ı bu kadar ilgi çekici kılan neydi?

Daha birkaç sene öncesine kadar Lego, filmlerinden çok oyuncakları ile ünlü bir oyuncak markasıydı. Hatta bir nesil Lego’nun oyuncaklarıyla büyümüştü. Önünüze konulan bir kutu Lego ile isterseniz bahçeli bir ev, isterseniz bir kale inşa edebiliyordunuz. Kulağa tanıdık geliyor değil mi? “Minecraft” pek çok insana “Lego”nun o eski zamanlarındaki oyuncaklarını andırıyor. Bu yüzden de herkes bu oyunu severek oynadığını söylüyor. Minecraft’ın eğlenceli olmasının yanında eğitici bir yönünün de olması ailelerin ve eğitimcilerin ilgisini çeken bir konu oldu. Otizmli çocukların bu oyunu çok severek oynadığını gören psikologlar bu konuda pek çok araştırma yapmaya başladı. Minecraft otizmli çocukların düşünebilme kabiliyetlerinin artmasına yardımcı olurken bir yandan da çocukların yaratıcılığını geliştiriyordu. Oyundaki sınırsız yaratıcılık özelliği çocuklara dilediklerini üretebilme imkanı veriyor. Bu da çocukların yaratıcılığını geliştirmelerini ve özgür düşünebilmelerini sağlıyor. Oyun “hayatta kalma modu”nda oynandığında çocuğun problem çözebilme yetisi gelişmeye başlıyor. Minecraft’ın grupça oynanabiliyor oluşu da çocukların paylaşım yapabilmelerine imkan sağlıyor. Aynı oyuna bağlanıp birlikte oynayan çocuklar bir yandan da sosyalleşebiliyor. Kuralları ve seviyeleri olan diğer oyunlara karşı bu kadar basit bir fikir ile yola çıkmış olan oyun bir anda büyük bir kitleye ulaştı. Oyunu oynayan YouTuber’ların kaydedip paylaştığı videolar izlenme rekorları kırmaya devam ediyor. Oyun tarihine adını büyük harflerle yazdıran Minecraft, 2010 yılından beri her sene “Minecon” isimli bir etkinlik düzenliyor. Bu gidişle uzun bir süre çevremizde Minecraft ismini duymaya devam edeceğiz.

Kaynak: Uğur Okulları Gençlik ve Kariyer Dergisi U MAG, Sayı 1, Kasım-Aralık 2017
 

#Yaşam
Sizi Arayalım
×
Sizi Arayalım
Sizi Arayalım
×
Sizi Arayalım