KURUMSAL Kurucumuz Eğitim Felsefesi Yönetim Kadrosu BUEK İş Ortaklığı EĞİTİM ÖĞRETİM Okul Öncesi İlkokul Ortaokul Lise OKULLARIMIZ YENİ KAMPÜSLER UĞURLU OLMAK Sorularla Uğur Okulları U Mag Newsletter Uğur Sınava Hazırlık Merkezi Eğitime Teknolojik Destek Uğur International U-Tigers Club U Store Duyurular ve Haberler Basın Odası Blog İnsan Kaynakları Bize Ulaşın Tanıtım Filmi

Büyük Dedem “Turgut Uyar”

11.02.2021 - Uğur Okulları Ataşehir Kampüsü öğrencisi Defne Dikmen

2013 Türk edebiyatının en önemli şairlerinden olan Turgut Uyar’ı torununun kızının kaleminden okumaya ne dersiniz?

Turgut Uyar’ın büyük dedem olduğunu kısa bir süre önce öğrendim.  Babam Turgut Uyar’ın dedesi olduğunu söylediğinde hem şaşırdım hem de gururlandım. Babama onunla nasıl zaman geçirdiğini ve nasıl bir dede olduğunu sordum. “Böyle bir insanın torunu olmak nasıl bir duygudur? “ diye merak ettim. Sonrasında sık sık ismini duyar oldum. Hatta bu sene okul kitabımızda şiirinden bir parça vardı. Babaanneme kendisini sordum, o da bana her görüştüğümüzde anılarından bahsetti.  Daha sonra "Turgut Uyar'ın Çocuklarıyız" adlı kitap elime geçti. Bu kitapta babaannem ve kardeşlerinin, babaları Turgut Uyar ile anıları kaleme alınmış. Özellikle babaannemin ve babamım büyük dedem ile olan anılarından bazılarını sizlere anlatmak istiyorum. Turgut Uyar’ın kısaca hayatını yazmadan önce, en sevdiğim şiirini ve sözünü de paylaşmak isterim.

GÖĞE BAKMA DURAĞI

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım
Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
İnecek var deriz otobüs durur ineriz
"Belki yağmura da gerek kalmazdı, insanlar bu kadar kirli olmasaydı."

TURGUT UYAR’IN HAYATI

Turgut Uyar, 4 Ağustos 1927 yılında Ankara’da doğmuş. Annesi Fatma Hanım, babası Hayri Bey. Altı kardeşten beşincisi olarak dünyaya gelmiş. 18 yaşında Yezdan Hanım (babamın anneannesi ) ile evlenmiş. Bu evlilikten üç çocukları olmuş. Onlara Semiramis, Şeyda ve Tunga adlarını vermişler. Büyük dedem Turgut Uyar ve Yezdan Hanım 1966’da yollarını ayırmış. Ayrılmalarından iki yıl sonra da Tomris Hanım ile evlenmiş. Tomris Hanım ile Turgut Uyar’ın evliliklerinden bir çocukları olmuş. Ona Hayri Turgut adını vermişler. Büyük dedem kovboy filmlerine inanılmaz meraklıymış. 1985 yılında nükseden hastalığı için tedaviyi kabul olmayı kabul etmemiş. Fakat zaman ilerledikçe, çocukluğundan beri hastaneleri sevmeyen Turgut Uyar’ın artık hastaneye yatmaktan başka çaresi kalmamış. Hastaneye gittiğinde siroz teşhisi koymuşlar. Dalağı iflas etmiş ve karaciğer de tek başına savaşamazmış. Artık sadece serumla beslenebiliyormuş. Yaşar Kemal’de ziyaretine gelmiş Turgut Uyar’ı. Teşhis konulduktan birkaç ay sonra, 22 Ağustos 1985 yılında evinde hayata gözlerini yummuş Turgut Uyar Büyük dedem Turgut Uyar’ın bütün şiirleri “BÜYÜK SAAT” adlı kitapta toplanmıştır. Ayrıca “Korkulu Ustalık” adında şiir üzerine yazılar kitabı vardır.

Babam dedesi ile ilgili şöyle der:
“Turgut Uyar benim bildiğim tek dedemdir. Çünkü baba tarafından olan dedem ben daha doğmadan vefat etmiş. Babam Giresun, Bulancaklı bir aileden olduğu için çocukluğum Bulancak’ta geçti. Dolayısıyla dedemleri görmeye İstanbul’a giderdik. Genelde kendi halinde bir insandı. Fazla konuşmazdı ama çok düşünürdü. Evden çıkmayı sevmediğini hatırlıyorum. Bunun bence iki nedeni vardı. İlki kendisi gerçekten dışarıyı çok sevmiyordu, ikincisi ise son yıllarında iyice artan ve hafif aksayan bacağıydı. Annemler daha iyi bilirler ama mutfağa girip bir şeyler yapmayı çok sevdiğini hatırlıyorum. Ben doğmadan önce ilk eşi anneannemden ayrıldıkları (Yezdan Şener) için ikisini bir arada hiç görmedim. Ama Tomris bize bu eksikliği hiç hissettirmedi. (Özellikle Tomris diyorum kendisi Tomris teyze denilmesinden hiç hoşlanmazdı.)  İkinci eşi Tomris Uyar’dan olan oğlu Turgut ile çok iyi anlaşırdık. Aramızda sadece 3 yaş fark var. Onunla oynamayı çok severdim. Hiç unutmadığım en son anım ise dedem ölmeden 1 yıl kadar önce Bulancak’a yanımıza gelmesiydi. Yaklaşık bir hafta, 10 gün kadar bizde kaldı. Çok iyi vakit geçirdiğimizi hatırlıyorum.

Genelde mutsuz bir insan olarak hatırlıyorum. Bana onu en çok hatırlatan bir şiirinin ilk dörtlüğünü ve çok sevdiğim birkaç sözünü paylaşmak istiyorum.

ACIYOR
Mutsuzluktan söz etmek istiyorum
Dikey ve yatay mutsuzluktan
Mükemmel mutsuzluğundan insan soyunun
Sevgim acıyor
"Belki de asıl ustalık budur; her zaman acemi olmayı bilmek."

Babaannem, büyük dedem Turgut Uyar’ın babamla bir anısını aşağıda gibi paylaştı:
“Oğlum Alp küçüktü, konuşmaya daha yeni başlamıştı. Kahvaltı hazırlanmış, babamlar da (Turgut Uyar) oradaymış ve Alp bir şey istemiş fakat ne istediğini anlayamamışlar. “Bir şey istedi ama biz bir türlü anlayamadık ne istediğini, butayna istiyor. Butayna ne diyoruz? Cevap yok. Zeytini getiriyoruz, yok yapıyor, ille de butayna, peyniri getiriyoruz, başını sallıyor, butayna diyor.” Babam butayna nedir diye sormaktan çıldırmış, meğer yumurtaymış istediği. Babam anlatırdı bu hikâyeyi. Anlayışlı bir dedeydi. Benim çocuklarımı da ablamın çocuklarını da gördü.”

Kaynak: Uğur Okulları Gençlik ve Kariyer Dergisi U MAG, Sayı 3, Mart- Nisan 2018

#Kültür & Sanat
Sizi Arayalım
×
Sizi Arayalım
Sizi Arayalım
×
Sizi Arayalım